Kabaktepe – Sarıçiçek

Yıl 1978 idi. Tufanbeyli bölgesinde katip/ mutemet olarak çalışıyordum.  Kadir Öksüz adında bir Bölge Şefimiz vardı. Kadir Öksüz iyi kalpli ve çok insancıl bir adamdı. Ben 28 sene dört ay orman idaresinde çalıştım, çok Bölge Şefi ile çalıştım, hepsi de bana karşı iyilerdi ve hiçbir şeften onur kırıcı bir söz işitmedim; ama Kadir Öksüz ile Develi Bölgesinde beraber çalıştığım Bölge Şefi Ahmet Fırat’ ın yerleri ayrıdır.

78 Aralık ayının on ikisi idi, kar hafiften yağıyordu. Kadir Öksüz bana: ‘Sarız ilçesinin  Değirmentaş köyünde bir ihbar var, kar Read more

Rüşvetçi Nahiye Müdürü

Yıl 1945 köylerde açlık eskisi kadar değilse de yine devam ediyordu. Yukarıdaki anılarımda da anlatmaya çalıştığım gibi; Devletin köylünün mahsulünden aldığı yüzde yirmiden; bu işle işliği olan memurlardan az veya çok payını almayan kalmamıştır. Benim şahit olduğum bir anımı burada anlatmak istiyorum. Belki bundan ders alan olabilir. Devlet köylüden almış olduğu buğdayı başka bir yere naklettiremedi. Buğday  köydeki ambarda kaldı. Köyde yine kıtlık var. Ağabeyim muhtar olarak köy adına müracaatta bulundu. “Bu ambardaki buğday köylüye dağıtılsın. Read more

Tahtaların Peşinde

Yıl 1943 idi. Ağabeyim Kadir Saban ve komşumuz İlyas Atıcı Göksun’un bir köyünden Veli adında bir şahıstan 8 metreküp çam ağıcından biçilmiş tahta aldılar. Bizde komşulardan aldığımız birkaç kağnı arabası ile tahtaları almaya gittik. Tahtaların sahibini ormanda bulduk ve tahtaları ölçmeye başladık. Ben o zamanlar üçüncü sınıfta okuyordum. Mal sahibi benim ölçüşümü beğenmeyip kendisi ölçtü. Daha sonra mal sahibi dedi ki “ Ben listeyi Göksun’a götürürüm. Orman dairesinden nakliyesini alırım. Sizde kağnılara yükletip yola çıkın. Ben nakliye belgesini size yetiştiririm” dedi. Read more

Hey Gidi Gençlik

Yıl 1945 bizim köyümüzün kuzeyinde bulunan takriben köyümüze beş kilometre mesafede olan Karakoyunlu köyünde ablam Pakize vardı. Ablamın kayın biraderi Zezey (Fevzi) ablamı  çocukları ile birlikte kağnıyla bize getirdi. Mevsim son bahardı. Öküzleri gündüz dışarıya bıraktık. Vakit akşam oldu öküzler gelmedi. Köyün etrafını, her tarafı gezdik öküzleri bulamadık. Rahmetli  Fevzi çok mal canlısıydı. Hemen telaşlandı. “Öküzleri şimdiye kadar kurt parçalamıştır” dedi.  Kadir ağabeyim, “Bu gece ne yaparsanız yapın öküzleri bulun; yoksa bu adam kriz geçirir” dedi. Amcamın oğlu Read more

1946 Genel Seçimleri

1946 yılında Türkiye’de tek partili dönem sona erdi ve Demokrat Parti adında yeni bir parti kuruldu. Kurucuları; Celal Bayar (Gözlüklü Celal), Adnan Menderes, Refik Koraltan,  Fuat Köprülü ve adlarını hatırlayamadığım başka ünlü kişilerdi. Parti tam milletin sıkıntılı zamanında kuruldu. Bilhassa köylüler çok zor durumdaydı. Yokluk,pahalılık ve karaborsa almış yürümüştü. Parti Başkanı Celal Bayar,  Atatürk zamanında da Başbakanlık yaptığı için halka pek yabancı gelmiyordu. Bilhassa köylüler ‘’Gözlüklü Celal,  Demirkırat (Demokrat) adında parti kurdu, bolluk ve ucuzluk getirecek’’ diye seviniyorlardı. Read more

Köy Enstitüsüne Başvuruyorum

Şimdi işimiz tamam dedik ve hemen Pazarören yoluna düştük, geldik Enstitü Müdürlüğüne; Müdür Bey yardımcısına “Bunu bir imtihan et” dedi. Müdür yardımcısı bana bir dergi okuttu, başka da matematikten bir şeyler yaptırdı. Müdür Bey’in yanına gittik. Ağabeyim de Müdür Bey’in yanında oturuyordu. Müdür yardımcısı: “Çok iyi” dedi. Müdür Bey “O halde şimdi alırsak eğitim yok. Ekim ayına hasat işlerinde çalıştıracağız. Böyle olunca sizin zararınız olur. Ağabeyime gel Kadir Bey bunu götür ekim ayına kadar bizim işimizde çalışacağına kendi işinizde çalışsın. Ekim ayında gelin hemen kayıt ederiz.”dedi. Ağabeyim de bunu makul karşıladı. Eve geldik, ekim ayını zor getirdim. Ekim ayı geldi, yine gittik Pazarören’e. Öğlen sonu idi. Müdürü göremedik. Yalak’lı (Yeşilkent’li) Ahmet’i sordum, “Kömür boşatıyor” dediler. Read more

Okuma Sevdam

Babamın ölümünden bir yıl sonra, büyük ağabeyim Kadir terhis oldu geldi. Kendimizi biraz toparlamaya çalışırken, tekrar ihtiyat askerliğine çağıdılar, bir sene de ihtiyat askerliği yaptı geldi. Bende bir okuma aşkı var ki gözüm başka bir şey  görmüyor.  Falan, falan kıza aşık. Falan kız falan gence aşık derler. Fakat benim hiç umurumda değil, illaki okuyacağım. Ben ilkokulun üçüncü sınıfını bitirmiştim. O zamanlar köy Enstitüleri vardı. Köylü çocukları alıp, İlk okuldan sonra beş sene okutup, köy okullarına öğretmen vekili olarak az bir ücretle tayın ediyorlardı. Üç yıl staj dönemi vardı. Bu üç yılda olumlu müfettiş raporu alanların öğretmen olarak atamaları yapılıyordu. Bunlara öğretmen oldukları köyün hazine arazisinden  tarla, inek,öküz veriyorlardı. Bir miktar da aylık. Güya bu öğretmenler köylerde çiftçilik yapacaklar, köylülere de modern Read more

İlkokul Yıllarım

Yıl 1939 Ocak ayı, o senelerde okullarda sömestri tatili yoktu, ancak bayramlarda bayram süresince tatil oluyordu. Sanırım Kurban Bayramı tatili idi, yanımda kardeşim Hayri, okul arkadaşlarımdan Raşit ve Yaşar, bir de köy halkından Recep vardı. Recep bizden büyük  20-22 yaşlarında; Recep önümüze düştü, Akpınar’dan köyümüz olan İğdebel köyüne gidiyoruz; Kardeşim Hayri ile ben İğdebel köyündeniz diğer üçü Akpınar köyünden. Mevsim kış olmasına rağmen kar yok, hava ılımlı, fakat çamur var. Arkadaşlarla şakalaşarak yolumuza devam ederken; Akpınar ile İğdebel köyleri arasında Polatpınarı köyü var. Seyhan ırmağının bir kolu da  Göksu adıyla Polatpınarı civarinden geçmektedir. Tabi ki Read more

Babamın (Şemail Ali) Hayatı

Babam; 1864-1874 tarihleri arasında Kuzey Kafkasya’dan Türkiye’ye göç eden Çerkezlerin Bezhağ  kabilesinin LAÇIŞ (lafij, lefij)  ailesinden  Şemail’in altı erkek ve dört kız olmak üzere on çocuğunun en büyükleridir. Sırasıyla erkeklerin adları Ali, Mehmet, Şaban Çavuş, Hasan, Hüseyin, Mustafa, kızlarınsa Sariye, Ayşe, Nuriye ve Rafiye dir.  Nuriye ile Rafiye dedemin ikinci eşinden. Dedemin ilk eşi yani babaannem öldüğünde takriben dedem 70 yaş civarında imiş. Dedeme evlendirme teklifinde bulunmuşlar, dedem kabul etmemiş. Çok ısrar etmişler. Dedem  “bana kız alın dul kadınla asla evlenmem.” demiş. Bunun üzerine köyde asil ailelerden (DIGAÇ AİLESİ)’nin kızlarını almışlar. İşte yukarda adlarını yazdığım Nuriye ile Rafiye dedemin yeni eşinden olmuştur. Erkeklerden Mehmet Çanakkale savaşında, Şaban Çavuş milli mücadelede Hacın (Saimbeyli) Ermeni’leriyle, Urumlu (Doğanbeyli) köyü civarındaki çatışmada altı arkadaşı ile Read more