Şiir Tamir Atölyesi

Avatar
Latest posts by Saim Saban (see all)

Sahilde yürüyordum bugün, hava da kararmıştı. İnsanlar evlerine dönüyorlardı. Bir bankta genç
kız hem bağırarak ağlıyor hem de telefonla konuşuyordu.
-Lütfen dön ve beni al buradan tamam mı?

-Ordayım işte, bıraktığın yerde salak ! Lütfen dön geri!..
Deniz durgundu ama serin bir esinti vardı. Havalı tüfekle denizdeki balonlara birkaç atış yaptım.
Genç bir çocuk geldi. ”Ağabey dur sana öğreteyim atışı”, dedi. Dinledim ben de. Sonra ”ya”
dedim ”ben de bir yerde böyle atış yaptırsam balonlara”. Bu işi çok güzel yaparmışım gibime
geldi. Bir süre sonra bir de asistan alırdım yanıma. Varoş çocuklarının birkaç atış fazladan yapıp
bizi kandırmalarına göz yumardık belki de…
Evde bir akordeon vardı. Onunla biraz uğraşıp çalmasını öğrenmeliyim. Sahilde çalarım.
Asistanım da tek sayfalık şiirler satar yoldan geçenlere. Birkaç şarkı öğrenmeliyim, yenilerden
de çalabilmeliyim bu durumda. Sanırım ben bu sahilde bir müessese sahibi olacağım bu gidişle.
Çok ta sevinirim, bazı günler kravat takarım. Gözlerinde, derinlik, mana ve buğuyla beni
dinleyen birine rastlarsam, asistanıma göz kırparım, ona bir şişe ucuz şarap versin diye gizlice
zulamızdan…
Bilirim ki her şey her zaman konuşulamaz.
Belki bir ISO lan da almalı şiirler için, hani koşulsuz müşteri memnuniyeti hesabı.
Nasıl olsa birkaç gün sonra gelir bağırarak;
tavşana iki niyet çektirene bir şiir bedava kampanyamızdan,
şiir kazanmış bir salak…
’’hani ne oldu ben şiirinizi verdim de sevdiğim kıza!’’..
Ee.’’satılan şiir geri alınmaz, sadece değiştirilir’’ mi diyeceğiz bu durumda. Tabi ki hayır. Ona
bedeli kadar kontür önereceğiz. Versin de sevdiği kız etkilensin diye. Bazen da şiir stokları artıp,
hani maliyetler sıkıştırırsa duygusal bağlamda, asistanıma çıkışırım biraz, usuldendir… Şiirin ana
girdisi duygudur bilirsiniz. Böyle hesapsız kitapsız, siparişsiz şiirler yazdırdığı için. Tamam bazı
piyasa tipi hazır şiirlerimiz tabii ki olacak. İlk görüşte aşk, ayrılık, seni özledim, doğum günün
kutlu olsun, kıskanırım seni ben gibi… Ama durup dururken ve öyle birileri de yokken,
mısraların ilk hareri okunduğunda isimler çıkan şiirler de ne demek oluyor şimdi… Geçen yıl
bir büyük şirketle yaptığımız anlaşmayı iyi okumadan imzaladığı için 213 şiiri iade etmeye
kalkmıştı şirket. Neymiş garanti süresinden önce etkisini kaybetmiş, hâlbuki sözleşmede iki yıl
garanti şartı varmış. Hatta bana telefon açan şirketin naif işler yetkilisi ; ‘’beyefendi tabii ki
memnun edemezsiniz bu işlerde herkesi, ama.’’ demişti… Ama biz de böyle bir toplu alım için
vermiştik ucuz  yatımızı. Yoksa mümkün değildi herkese özel şiir, bu  yata… Gerçi duyduğuma
göre, Pendik sahilinde iki genç crack etmişler İsmet Özel’ in duygularını ve çok ucuza şiirler
sürüyorlarmış piyasaya… Zaten son zamanlarda şiirde de aldı başını gitti fasonculuk… İşi zor
eski şairlerin. Ama suç onlarda, kazanamadıkları paralarla hiç yatırım yapmadılar duygusal
altyapılarına… Ya gazetede gördüğüm şu ilana ne demeli!
’’ Otuz yaşını aşmamış ve hiçbir acıya bulaşmamış, WAŞYP (Windows Altında Şiir Yazma
Programı) kullanmasını bilen, tercihen, duyguların ambalajlanması, pazarlanması, duyguda
marka konularında mastır yapmış eleman aranmaktadır. İlgilenenlerin… numaraya müracaatı.
NOT: Lütfen CV nizi şiir şeklinde yollama zevzekliğinden vazgeçiniz’’
Pes doğrusu. Nasıl uğraşacak bu büyük sermaye ile benim zavallı, merdiven altı şiir dükkânım !

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir