“Solgun bir gül oluyor dokununca…”

Avatar
Latest posts by Saim Saban (see all)

Bir sergi
Kentler yenileşir ve gelişirken ne yazık ki mimari devamlılığını- bütünlüğünü- kaybediyor, bir
yandan da mahalle kültür ve yaşamına ait izler yok ediliyor. Kentlerin ruhu gibi bellekleri de
uçup gidiyor.
Mahallemizde yapılan sağlam ve heybetli yeni apartmanları bu duygularla seyrederek
Caddebostan Kültür Merkezi’ ne (CKM) gittim. “Yeldeğirmeni’nden Kent Öyküleri” karma sergisi
vardı. Çeşitli disiplinlerden (resim, heykel, fotoğraf)
Kerem Ağarlı, Hülya Bakkal, Beyza Boynudelik, Yağmur Çalış, Güneş Çınar, Gökhan Deniz, Enis
Malik Duran, Elvan Ekren, Burçin Erdi, Barış Gülen, Burak Eren Güler, Nur Gürel, Murat İrtem,
Yücel Kale, Volkan Kızıltunç, Zeynep Pabuçcu, Eda Taşlı’ nın eserlerinin yer aldığı sergi güzeldi.
Dokusu hızla değişen kentte, bu değişime bir anlamda direnen Yeldeğirmeni’li sanatçıların
eserlerini hayranlıkla izleyip fotoğra arını çektim sizler için.

Bir kitapçı
Kitapçıları, hele şimdilerde çilek aromalı ciklet ve yeni kitap kokusunun birbirine karıştığı
aydınlık kitapçı dükkanlarını, buralarda kitapları inceleyen insanları seviyorum. Bir insanı bir
kitabın sırtına bakıyor görürsem, onun dünyaya ait bir kaygısı olduğunu ve onu gidermenin
yollarını aradığını düşünürüm. Kitapçı dükkanı insanları nazik, kırılgan ve sessizdirler…
Birkaç yıl önceye kadar “Çok Satanlar” ra arı siyasal islamcılar ve romantik islamcıların
kitaplarıyla doluydu. Şimdi onlar kaybolmuş görünüyor. İlk sırada İlber Ortaylı’nın yeni çıkan
“Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK” kitabı vardı. İlber Ortaylı bilgili bir tarihçimizdir, güzel konuşur,
severim. Sizlere önümüzdeki günlerde yazacağım “Oryantalizm” konulu yazı için bugünlerde
Edward Said’i ve bağlı olarak birkaç kaynak kitabı okuyorum. İlber Ortaylı’ nın görüşlerini de çok
tutarlı ve değerli gördüm. Karşılaştırmalı olarak derin ve evrensel bilgisi olan ve bu bilgilerini
özgünlük, tatlılık ve bazen hırçınlıkla sunan insanları seviyorum…

Felsefe kitapları üç bölmedeki altı rafı dolduruyordu. Yeni kitaplar çıkmış. Sanıyorum sosyal
medya nedeniyle, felsefe kitabından çok felsefecilerin aforizmalarının derlendiği kitaplar var
ra arda. Ne güzel her konuya, her duruma göre hazır aforizma. Organik aforizma, gezen kitap
aforizmaları…

Bir şiir kitabı
Şiirsiz kitaplıklar; mezesiz, nüktesiz, yavan sofralar gibidir. Ama şiir ra arı iyice azalmış, yerini
kişisel gelişim kitaplarına bırakmış. Yeni bir şiire, yeni bir şaire rastlar mıyım diye bakındım
durdum. Yeni şiir kitapları ra arda heyecan ve mahcubiyetle dururlar. Ozanlarının yüreği atar o
kitapçı dükkanlarının en diplerdeki ra arında. Öyle heyecanla beklerler ve bir süre sonra
kırgınlıkla bir köşeye, bir rafın altına ya da dev bir kitabın arkasına gizlenirler. Genç şairlerin
kırgın şiir kitaplarını severim , “…solgun bir gül olurlar, dokununca.”
Kendimce bir adalet için gözümü kapatıp bir kitap çektim raftan. Enver Ercan’ın ” Geçtiği Her
Şeyi Öpüyor Zaman” adlı şiir kitabıydı. 1996 Cemal Süreya Şiir Ödülü ve 1997 Yunus Nadi Şiir
Ödülü’nü almış.

Dışarıda bir kahve söyleyip şiir kitabımı açtım;
“…acıyı andıran bir anı artık
odamın şaşkınlığı bundan
düştutan akşam saatlerine
usul usul damlıyor zaman
gökyüzünde tuhaf bir başdönmesi.”

diye bir şiiri de okudum. Poyraz mı lodos mu belli değil, karmaşık bir rüzgar vardı. Kaşkolumu
enteller gibi bağladım, çıktım sokağa.
Şiir kitabı on iki liraydı, kahve sekiz lira..

Ayrıca merak edenler için, atkı bağlama usulleri;

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir