Hey gidi gençlik, Kerim'in kaşeni, Zezey ve öküzleri
Bu hayatta bir insanın , bayağılıktan veya yalnızlıktan birini seçmekten başka şansı yoktur. A. Schopenhauer
Kazım Saban
Kazım  Saban
27 Ekim 2016 Perşembe
ksaban@saban.tc
Hey gidi gençlik !
hey gidi gençlik

hey gidi gençlik

1945 yılıydı. Bizim köyümüzün kuzeyinde bulunan takriben köyümüze beş kilometre mesafede olan Karakoyunlu Köyünde ablam Pakize vardı. Ablamın kayın biraderi Zezey (Fevzi) ablamı  çocukları ile birlikte kağnıyla bize getirdi. Mevsim son bahardı. Öküzleri gündüz dışarıya bıraktık. Vakit akşam oldu öküzler gelmedi. Köyün etrafını, her tarafı gezdik öküzleri bulamadık. Rahmetli  Fevzi çok mal canlısıydı. Hemen telaşlandı. “Öküzleri şimdiye kadar kurt parçalamıştır” dedi.  Kadir ağabeyim, “Bu gece ne yaparsanız yapın öküzleri bulun; yoksa bu adam kriz geçirir” dedi.

Amcaoğlu Kerim Saban’la öküzleri arıyoruz

Amcamın oğlu Abdülkerim ile atlara bindik, belki öküzler geri köylerine gitmiş olabilir düşüncesi ile Karakoyunlu Köyü’ne gittik, öküz sahibinin kapısına vardık, ev sahibi eniştemiz olan Kemal dışarı çıktı, biz atlardan inmeden at üstünde bekliyoruz. Durumumuza baktı. “Ne o hayırdır” diye sordu.Biz de durumu anlattık. Kemal Fevzi’den(Zezey) daha fazla telaşlandı.  “Öküzler gitti desene, onları çoktan kurt  parçalamıştır” dedi.

Kerim’in kaşeni (sevgilisi)

Bizim konuşmalarımızı içeriden duyan bir kız dışarı çıktı. Meğer bizim Kerim’in sevgilisiymiş. Biz geri döndük köyümüze geldik. Ne oldu diye sordular, biz durumu anlattık. Kadir ağabeyim: “Öyle at üstünde öküz bulunmaz, alın şu mavzerleri dağ yolundan gidin” dedi.  Biz de öyle yaptık, ikimiz de birer mavzer aldık, dağ yolundan Karakoyunlu istikametine yöneldik, bizim köy sınırını geçtik, üçüncü dere diye adlandırdığımız mevkiye vardık; öküzlerin ikisi de  orada geviş alıp yatıyor. Tabi sevindik.

Kerim’in teklifi

Kerim, bana “Buraya kadar gelmişken Karakoyunlu Köyü’ne gitmemek olmaz” dedi. Ben “Uyumuşlardır boşuna gitmiş oluruz” dediysem de dinlemedi. Öküzleri kaldırdı , Karakoyunlu köyü istikametine yöneltti. Öküzler köyü hedef aldı yürüdü, biz de peşlerinden takip ettik. Köyün karşısındaki tepede birkaç mezarlık var. Biz orada oturduk, öküzlerin kapıya varıp varmadığını gözetliyoruz. Kerim bana, “Öküzlerin kapıya varıp varmadığını nasıl anlayacağız karanlıkta hiç bir yer gözükmüyor” dedi. Ben de “ Merak etme Kemal uyumuyor. Öküzler kapıya varır varmaz hemen çırayı yakar öküzleri içeri alır. Biz de ışığı görünce hemen yürürüz” dedim. Dediğim gibi oldu. Kemal koca bir çıra yaktı dışarı çıktı ve öküzleri içeri aldı. Biz hemen kalktık yürüdük ve kapıya vardık  “Kemal “diye çağırdık. Kemal öküzleri yerleştirip, soyunup, rahatça yatmıştı. Hemen kalktı, don gömlek dışarı fırladı. “Buyurun, öküzler de geldi” dedi. Önceki gittiğimizde buyurun falan yoktu. Şimdi iltifat bol. Biz de içeri girdik, gece yarısını geçmişti.  Bize taze tereyağı, bembeyaz petek balı ikram etti. Gece yarısı yemek yapacak değildi ya. Yorulup, acıkmıştık.

Yemekler Kerim’in boğazından geçmiyor

Kerim’in pek boğazından aşmadı. Tabi gecenin o saatinde kızı görememişti. Ben iyice karnımı doyurdum, ama Kerim, “Bu gece burada kalalım, sabahleyin gideriz” dedi. “Sabaha kalırsak bizim köydeki  Zezey kiriz geçirmez mi?” dedim. Öküzleri önümüze kattık, yola çıktık.

İğdebel’e dönüyoruz

Mevsim sonbahardı. Üşüdük ve yorulduk. Tepeye çıkınca Kerim bir el ateş etti, bana da ”sen de sık” dedi ben de sıktım, Kerim bir daha sıktı. Bana da “Sen de sık, ben o kızı uykudan uyandırmadan gitmem” dedi ama ben bir daha sıkmadım. Tepeyi aştık, orada bir kuyu var fakat suyu yok. Burada biraz dinlenelim dedik, etraftan çalı, çırpı ve diken kuruları topladık bir ateş yaktık, ateşin karşısına oturduk. İkimizde uyumuşuz, ateşte çalı çırpı yanıp bitince sönmüş. Bir ara gözlerimi açtım ki tanyeri ağarmış. İyice de üşümüşüm. Hemen Kerim’i de uyandırdım, öküzlerin keyfi yerinde, ikisi de oturmuş geviş alıyor. Hemen öküzleri kaldırdık , hızlı hızlı köyümüzün yolunu tuttuk, sabah ezanı okunurken köye geldik. Zezey  pencereden öküzlerini  görünce dışarıya fırladı çıktı ve çok sevindi. Bize defalarca teşekkür etti. Geceki yediğimiz soğuk nedeniyle nezle olduk ve bir gün rahatsızlık geçirdik.

 

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Basından