1965 Eylül’ünde Erzurum Tren Garına elinde bir bavul ve battaniyeye sarılmış  döşekle bir genç kız indi. Yakası eprimiş gri mantosunu eliyle ütülüyormuş gibi yaparak düzeltti.  Güneş henüz doğmamıştı. Sabahın soğuk havasını içine çekti. “Hadi bakalım !” dedi kendi kendine. “Hadi

Devamı...

Otobüsümüz Dokuz Dolamaç’ ı homurdanarak indi. Güneş doğmamış fakat etraf aydınlanmaya başlamıştı. Eskilerin bahri şafak başlangıcı dedikleri anlardaydık. Güneş doğmamıştır ama etraf aydınlanmaya başlamıştır, birazdan güneşin doğacağını bilirsiniz. Gece boyu yağan kar farlarımızın önünden uçuşuyor ve oyunlar yaparak tarlalara savruluyordu.

Devamı...

“…Gelip size Zamandan söz ederler Yaraları nasıl sardığından, ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden…” * 1989 Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü ve Yabancı Dilde En İyi Film Oscarı’nı da alan, İtalyan yönetmen Giuseppe Tornatore’ nin senaryosunu da yazarak

Devamı...

Bakalım bu haftaki Bisikletle Kültür Turu etkinliğimizde neler olmuş. Bugünkü durağımız Caddebostan Kültür Merkezi (CKM). Önce Atölye Biz sanatçılarının Karma Çini Sergisi’ ni gezdik. Çini yapım aşamaları, hazırılıklar, taslaklar, çizimler ve uygulamalar hakkında bilgiler aldık. Yoğunluklu olarak “Deniz” temasının işlendiği

Devamı...

Günümüzden 2500 yıl önce (M.Ö 469- M.Ö 399) yaşamış olan ve kimilerince felsefenin ilk şehidi sayılan Sokrates’ın, öğrencisi Platon (Eflatun) tarafından şiirsel ve ironik bir anlatımla kaleme alınan “Savunma”sı hem çok sarsıcı hem de her daim günceldir. “Sokrates’in Savunması”na internet

Devamı...

Kış sezonunda köyleri gezip, temizlik kontrolleri yapan kaymakam baharda ise inşaat teftişlerine başladı. Okullar tatil olmuş, İğdebel’ e dönmüştüm. Köy bekçisi ev ev gezerek yakın bir tarihte kaymakamın geleceğini; evleri temizlemelerini ve belirtilen günde herkesin köyde olması gerektiğini söylüyordu. Köyde

Devamı...

1939-1941 yıllarıydı. Bizim köyde okul olmadığı için Akpınar köyünde okuyordum. O zaman köyümüz Saimbeyli ilçesine bağlıydı. Saimbeyli’ye yeni bir Kaymakam gelmiş, hiç durmadan köyleri geziyor, evlerde temizlik kontrolü yapıyor ve köylülere çeşitli sorular soruyor , bilmeyenleri cezalandırıyor diye bir söylenti

Devamı...

1943 yılıydı. Ağabeyim Kadir Saban ve komşumuz İlyas Amca Göksun’un bir köyünden Veli adında bir şahıstan 8 metreküp çam ağacından biçilmiş tahta aldılar. Biz de komşulardan aldığımız birkaç kağnı arabası ile tahtaları almaya gittik. Tahtaların sahibini ormanda bulduk ve tahtaları

Devamı...

Çerkes kırbacı belli ustalar tarafından yapılırdı. İnce bir deri sapa eklenir. Sap, kişinin isteğine göre gümüşten, kiraz ağacı veya başka bir ağacın dalından yapılırdı. Gümüşten yapılan sapların üzerine çeşitli süslemeler yapılırdı. Ağaç sapların üstü ise deri ile kaplanırdı. Kırbacın ucu

Devamı...

1946 yılında Türkiye’de tek partili dönem sona erdi ve Demokrat Parti adında yeni bir parti kuruldu. Kurucuları; Celal Bayar (Gözlüklü Celal), Adnan Menderes, Re k Koraltan, Fuat Köprülü ve adlarını hatırlayamadığım başka ünlü kişilerdi. Parti tam milletin sıkıntılı zamanında kuruldu. Bilhassa

Devamı...