İnce suratı, keskin ütülü bol pantolonu ve biraz önceki yağmurdan ıslanmış gri pardösüsü ile çelimsiz bir adam Paris’te Championnet Caddesini telaşla geçerek köşedeki tanıdık binanın ikinci kat merdivenlerini hızlıca çıktı. Karşısındaki eski daire kapı zilini üst üste çaldı. Sonra hiç beklemeden zayıf omzu ile kapıya yüklendi. Yoğun bir gaz kokusuyla birlikte kapı açıldı. Dairenin kapı altı, pencere kenarları, hep gürültüyle çalışan havalandırma kanalı bezlerle kapatılmıştı. Bir eliyle burnunu tutarak salona koştu ve salonun tam ortasında tıraş olmuş, saçını özenle taramış,

Okumaya devam et...